Başkan Manav: “Karar halkımızın önüne konulmuştur”

AK Parti İl Başkanı Hüseyin Manav, muhalefet partilerinin başta Cumhurbaşkanının Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarması yönündeki eleştirilerine yanıt vererek Başkanlık sistemini anlattı. Avrupa ve dünyada güçlü devletlerin başkanlık sistemi ile yönetildiğini dile getiren Manav, “Biz Türkiye’nin, devletimizin, milletimizin ve gençlerimizin geleceğini başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülkede olduğunu görüyoruz.” dedi.
Bu haber 2017-03-03 06:36:56 eklenmiş ve 142 kez görüntülenmiştir.

AK Parti İl Başkanı Hüseyin Manav, Başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarda bulunarak Avrupa ve dünyadaki güçlü devletlerin Başkanlık sistemi ile yönetildiğine dikkat çekerken bugünkü anayasal sistemle getirilecek sistemde ne gibi farklılıklar olduğunu referandum tarihine kadar vatandaşlara anlatacaklarını belirtti. Türkiye’deki mevcut Anayasanın 1980 askeri darbesinden sonra yapıldığını ve 82 yılında halk oylamasından geçerek yürürlüğe girdiğini hatırlatan Manav, “82 Anayasası yürürlüğe girmesinin ardından zaten eleştirilmeye başlanmıştı. Darbe anayasalarının darbeyi ve darbe yapanları koruyucu hükümleri hiçbir zaman milletten ve memleketten yana olmamıştır. AK Parti siyaseti hep milletten olduğu için Anayasa da buna göre değişimler gerekmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız veya Başbakanımız bir gece rüyalarında görüp de Anayasayı değiştirmeye kalkmadılar. Yıllar içerisinde, özellikle 15 yıllık AK Parti iktidarı süreci içerisinde yaşanan sıkıntı ve sorunlar, sosyal hayattaki değişimler, teknolojideki gelişimler ve insan hayatındaki değişimler bu değişikliği zorunlu kıldı. Geçmişte biz bunun acı örneklerini çok fazla yaşadık. Erbakan’dan Demirel’e, Özal’dan Alp Arslan Türkeş’e kadar bu ülkede hükümet sistemi olarak başkanlık sisteminin zorunlu olduğunu anlatmışlar. 15 yıllık süreç içinde yaşananlar öyle bir noktaya getirdi ki artık hükümet sistemi olarak başkanlık sisteminin Türkiye açısından zaruri hale geldiği netleşti. Bunun en bariz örneği de 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdır.” dedi.

“Hükümet krizleri yaşanmayacak”

Avrupa ve dünyada güçlü devletlerin başkanlık sistemi ile yönetildiğini dile getiren Manav, “Anayasa değişikliğine geçince darbeler ve terör bir anda bitecek mi? Belki bir anda bitmeyecek ama tek elden bitirme noktasında tek elden güçlü bir yönetim ve yürütme ile üzerine daha kararlı gitmek gerekecek. Bu da hız kazandıracak. Hükümet krizleri yaşanmayacak. Kararlar çok daha hızlı alınabilecek ve icraatlarda çok hızlı gerçekleştirilebilecek. İşin açıkçası Türkiye’de 367 garabetini biliyorsunuz. Cumhurbaşkanını seçmek için 367’nin yani nitelikli çoğunluğun Meclis’te olma zorunluluğu yaşandı hâlbuki o zamana kadar hiç yaşanmamış bir sıkıntıydı. Netice itibari ile biz Türkiye’nin, devletimizin, milletimizin ve gençlerimizin geleceğini başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülkede olduğunu görüyoruz. Bugün Avrupa ve dünyaya baktığımızda güçlü ülke ve devletlerin başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler olduğunu görüyoruz. İhtiyaçları Türkiye’yi bugün bu noktaya getirmiştir. Bu karar halkımızın önüne konulmuştur. Bize de düşen 16 Nisan’a kadar olan süreçte neden ‘evet’ demeliyiz? Ne tür değişiklikler getiriyor. Eskisinde ne vardı? Avantajları nedir? Bu ülke, devlet ve millet için avantajları özellikleri nelerdir? Bunları halkımıza anlatmaktır. Bunun için de çalışmalarımızı yapıyoruz. Başbakanımız Bartın’a geldiğinde de bu çalışmalar hızlanarak devam edecektir.” diye konuştu.

Muhalefetin eleştirilerine de yanıt verdi!

Muhalefet partilerinin başta Cumhurbaşkanının Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarması yönündeki eleştirilerine de yanıt veren Manav, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiğinde bakanlar kurulunu cumhurbaşkanı atayacak. Dolayısıyla bugünkü kararlar kararnamesinin adı sadece cumhurbaşkanlığı kararnamesi olarak değişecek. Cumhurbaşkanının her konuda kararname çıkarma yetkisinin olmadığı da belli. Temel haklar ve hüviyetler konusunda, siyasi haklar konusunda, kanunla düzenlenmiş bir konuda, anayasada bulunan yasalarla düzenlenmesi gereken konular hakkında cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak. Yani cumhurbaşkanı istediği her konuda kararname çıkaramayacak. Bunun çerçevesi belirlenmiş. Tek adamlık meselesine gelince tek adamlıktan ziyade tek yürütmeden bahsetmek lazım. Şu anki sistemde biz milletvekillerini seçiyoruz, milletvekilleri kendi içinden hükümeti çıkarıyor. Şu andaki sistemde yürütme yasamanın içinden çıktığı için bağımsız olduğu söylenemez. Bakanların milletvekillerinin mecliste oy kullanma hakkı var. Şimdi ki sistemde hem milletvekili ayrı seçeceğiz cumhurbaşkanını da ayrı seçeceğiz. Cumhuriyetin kurulduğu bugünden yana kullanılan belediye başkanlığı sistemi gibi. Şu an nasıl belediye başkanını ayrı ve belediye meclisini ayrı seçiyorsak bundan sonrada cumhurbaşkanını ayrı milletvekillerini ayrı seçeceğiz. Cumhurbaşkanı bakanları dışarıdan atayacak. Eğer Meclis’ten atarsa o kişinin milletvekilliği düşecek.  Dolayısıyla kuvvetler ayrılığında yasama ve yürütme birbirinden ayrılmış olacak.

“Referandum tarihine kadar anlatmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı yürütme yetkisini kullanırken Meclis asli yetkisini yani yasama yetkisine dönmüş olacak. Cumhurbaşkanına yasaların öngördüğü çerçevede Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi verirken Meclis’e aynı konuda kanun çıkarma yetkisi veriyorsun. Kanun çıktığı zaman Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümsüz, düşmüş oluyor. Yani birbirini dengeleyen ve frenleyen bir sistemden bahsediyoruz. Yürütme ve yasama ciddi manada birbirinden ayrılırken yargıya da tarafsız ve bağımsız hükmü getirildiği için yasama, yürütme ve yargı tam anlamıyla ayrılmış olacak. İnsanlarımızın çekinmesine gerek yok. Hayırcı cephe bu argümanları kullanıyor ama Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de bu kadar net. ‘Bugünkü anayasal sistemle mevcut getirilecek sistemde ne gibi farklılıklar var?’ bunu referandum tarihine kadar anlatmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımıza güveniyoruz ama ‘Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra ne olur?’ düşüncesi taşıyanlar da var. Cumhurbaşkanımız buna en güzel cevabı verdi. Milletin feraseti 15 Temmuz’da kendini en güzel şekilde gösterdi. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra da millet ne derse o olacak. Yani milletin dediği olacak. Gerisinin hiçbir önemi yok. Allah ne isterse o olacak. Bu millette kendisine zarar verecek insanları seçmeyeceği için doğru kararı verecektir. Bunun tartışma konusu olmasına bile gerek yok çünkü bu sistemde milletimiz ne derse o olacak.”

 

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Blok 2. Reklam Alanı ( 300 x 250 )
Bartın Times Haberde Son Dakika
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA